Meta, bazı sosyal medya verilerini "wellbeing" araştırmacıları ile paylaşacak

Sosyal medya platformları, milyonlarca insanın günlük yaşamında önemli bir rol oynuyor ve bu nedenle bu platformların kullanımının mental sağlık üzerindeki etkilerini anlamak önemli. 

Meta, Center for Open Science (COS) ile gerçekleştireceği iş birliğiyle, wellbeing ile ilgili konulara odaklanan bir pilot program başlatıyor. Program, sosyal medya verilerini incelemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda Meta tarafından sağlanan bir veri kümesinin kullanılacağını da hatırlatalım. COS, bu pilot programın, insanların esenlik halini anlamalarına ve toplum içinde nasıl gelişebileceğimize dair yapıcı konuşmalara öncülük etmesini bekliyor.

Söz konusu iş birliğinin duyurusu, Meta’nın çocukları online ortamda koruma konusundaki zorluklarını ele almak üzere bu hafta ABD Senato Adalet Komitesi önünde ifade verme zamanına denk geliyor. Zira Meta, 41 eyalet tarafından çocukların zihinsel sağlığını etkilediği iddiasıyla dava edilmişti. Bu davada, Meta’nın platformdaki bağımlılık yaratan özelliklerini bilerek ve kasıtlı olarak çocuklara zarar verdiği iddia ediliyor.

Belgeler, Meta’nın 13 yaşın altındaki çocukları hedef aldığını ve takip ettiğini gösteriyor. Ayrıca şirket, çocuk hesaplarını bulduktan sonra bile veri toplamaya devam ettiği suçlamasıyla karşı karşıya. Bu durum, Children’s Online Privacy Protection Act of 1998 (1998 Çocuk Çevrim içi Gizlilik Koruma Yasası)’nın açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor.

Başka bir dava ise, Facebook ve Instagram’ın algoritmalarının çocuklara yönelik cinsel tacizi kolaylaştırdığını öne sürüyor. Şirketin belgelerine göre, günde 100 binden fazla çocuğun tacize uğradığı iddiası ortaya atılıyor.

Bu durum, Meta’nın çocuk güvenliği konusundaki iddialarının ciddiyetini artırıyor. Şirketin platformundaki olası zararlı etkilerle ilgili endişeleri beraberinde getiriyor. İlgili davalardaki belgeler, Meta’nın çocuk kullanıcılarını etkileyebilecek riskli durumlar konusunda sorumlu bir şekilde hareket etmediğini öne sürüyor. 

Meta, bu duyurunun davanın ve ifadenin öncesine rastlamasını tesadüfi olarak nitelendiriyor, iş birliğinin yürürlüğe girdiği zamanlamayla bağlantılı olduğunu savunuyor. Ancak, şirketin bu tür konularda önceki olumsuz sicili, sosyal medya şirketlerinin kullanıcı güvenliği ve zihinsel sağlık konularında daha fazla sorumluluk almasının önemini vurguluyor. COS’un yürüteceği iki yıllık pilot programın, sosyal medya şirketlerini daha sorumlu bir yöne yönlendirmeye katkı sağlayıp sağlamayacağını zaman gösterecek.

Bir yanıt yazın

Share to...